Tıp ve Felsefe Arşivleri - Dr. Tolgay Şatana

Travma ve İskelet Sistemi


Travma kavramı vücutta değişiklik yapan fiziksel yaralanma olarak tarif edilse de canlı bir organizmada biyokimyasal karmaşık sonuçları (bkz, travmaya karşı endokrin cevap) olduğu bilinmektedir. İskelet sistemi güçlü taşıyıcılığı, kafatası ve göğüs kafesi tarzında kaplayıcı özelliği ile fiziksel etkileşimlerde ilk Read more

İskelet Sistemi


Einstein "insanı ayakta tutan iskelet sistemi değil inanç ve prensipleridir" vurgusunu yadsımadan, iskeleti (İskelet Sistemi); kemik-Kas-Eklem yapılarından oluşan ayakta durmamızı sağlayan sistem olarak tanımlayabiliriz. İskelet; yunanca skeleton=kurumuş, mumyalaşmış vücut kelimesinden türetilmiştir. İnsanlardaki iskelet sistemi çoğu memeliler gibi "iç iskelet = Read more

Ortopedi ve Travmatoloji


Kas-İskelet sisteminin travma ve deformitelerinin cerrahisi, kas hastalıkları, eklem hastalıkları cerrahi ve tıbbi tedavisi üzerine çalışan cerrahi tıp bilimlerinin bir alt branşıdır. Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı tarafından icra edilir. Türkiye'de mezuniyet sonrası 5 yıllık bir eğitim sonrasında hasta kabul eden Read more

Eyvah Fıtık Oldum Spor Yapamayacağım!


Dünya sağlık teşkilatı verilerine göre her 4 insandan biri otuzlu yaşlara kadar, hayatında en az bir kez omurga ağrısı (Boyun, sırt ve bel) nedeniyle yatak istirahati yapmak zorunda kalmaktadır. Omurga ağrısı çekenlerden yarısı tıbbi tedaviye ihtiyaç duymaktadır. Tüm dünyada Read more

Diz hastalıkları, Amputasyonlar Ortez ve Protez Uygulamaları

Tıp ve Felsefe

Giriş
Diz eklemi ağırlık merkezinin yürüme eylemi sırasında en karmaşık yük aktarımı yapan ve hareket sisteminin farklı yönlerden gelen kuvvetlere karşı en çok yüklenmeye maruz kalan eklemidir. Femur distalinde kondiler yapının tibia proksimalinde plato yapısı ile eklemlenmesi uyum (congurency) ve stabiliteyi sağlayan kıkırdak ve bağ yapıları kompozit bir eklem yapısı oluşturur. Diz eklemi sanıldığı gibi menteşe tarzı basit bir biyomekanikten öte fleksiyon sırasında eksenini rotasyonla değiştirerek karşıt vektörleri hareket oluşturacak şekilde yöneten karmaşık bir eklem sistemi olduğu iyi bilinmelidir. Diz biyomekaniği görmezden gelinerek yapılan cerrahi işlemler ya da konservatif ortez tedavileri; yanlış tanı ile birleştiğinde, sağlam yapıların daha çok yük altında kalarak yaralanmasına ve hastalığın ilerleyip hasta memnuniyetinin azalmasına neden olmaktadır.
Anatomi
Osteolojik olarak femur, patella ve tibia kemiklerinden oluşur. Femur kalça eklemi bağlantısı, tibia ayak bileği-ayak bağlantısını sağlar. Yürüyüş mekaniğinde diz yüklenmeleri ve dizin aldığı pozisyon femur/tibia eksenleri mekanik aks ilişkisi ve dizilim bozuklukları diz ekleminde yüklenme kuvvetlerini değiştirir. Femur aksı ile mekanik aks arasında 5-7 derecelik varus açılanması vardır. Mekanik eksenimiz her iki kalçadan geçtiği düşünülen iki kuvvet ekseni ile yere aktarılır. Bu eksen dizin anteromedialinde ön çapraz bağın yapışma yerinin hemen önünden tibia ekseni boyunca devam edip, ayak bileğinden talus ortasından geçer ve plantar ark vasıtasıyla kalkaneus, birinci ve beşinci metatars başlarında yere aktarılır.
Femura ekseninin mekanik aks ile yaptığı açının artması ile femurdistalinin orta hatta yaklaşması “varus deformitesi” genu varum’a yol açar. Mekanik eksen laterale kayara ve diz eklem mekaniğinde medial yapıların dengelemeye bağlı aşırı gerilmesi, dış kopartmanın ise ileri derecede aksiyel yükler altında kalmasına yol açar. Femur ekseninin açısının azalması ve dışa doğru açılanması mekanik ekesnin dizin medialinde kalmasına yol açar bu durum valgus deformitesidir “genu valgum” olarak adlandırılır.
Diz eklemi sino-artroidal eklem tipindedir. Fleksiyon-ekstansiyon yönünde hareket için tasarlanmış yapısında rotasyon, abduksiyon ve adduksiyon hareketleri kısıtlanmıştır. Üç kompartman ve iki eklemden oluşur. Patella femoral eklem aksiyel yönde femur oluğu ve patella fasetleri arasındadır, patellafemoral kompartmanı oluşturur, hareketi yukarı ve aşağıdır (Şekil-4). Tibiofemoral eklem iki kompartmandan oluşur; medial ve lateral femur kondilleri, meniskal yapılar ve çapraz bağların katıldığı fleksiyon, ekstansiyon, kısıtlı rotasyon hareketlerine katılır.
Menteşe hareketi sırasında diz ekseni iç rotasyon yaparak çok eksenli bir dönme hareketi ile hareketini tamamlar. Hareket limitleri 120-140 derece fleksiyon 0-5 derece ekstansiyon, fleksiyon sırasında 5-15 derece iç rotasyon şeklindedir. Fleksiyon sırasında tibia iç rotasyonu translasyon ile dengeler.
Patella femoral eklemin mekanik aksla ilişkisi Q açısıyla tanımlanır (şekil-5). Patellar tendon-mekanik aks arasın 12-15 derece açılanma vastus birleşik tendon-femoral oluk ve patellar fasetin mekanik stabilitesini sağlayan ve yürüyüş mekaniğinde diz-kalça kompansasyonunun sağlayan çok önemli bir özelliktir. Dinamik-varus-valgus hareketleri çömelme ve kalkma sırasında abduksiyon-adduksiyon tipi oturmayı ve twist hareketine imkan veren hareket genişliğini sağlar.
Dizin normal dizilimi mekanik eksene göre 2-3 derece varustadır. Kinematik ekseni ise fleksiyonda ve ekstansiyonda farklıdır ve femur/tibia yerleşimine göre kişisel özellik taşıyabilir. Yürüme analizi ya da robotik sistem testleri ile femurun dış rotasyon oranı ile tibianın ilişkisi bu eksenleri belirlenebilir.
Dizin ligamentöz yapısı eklem içi bağlar ve yan bağlar ve posterolateralde popliteus kompleksi oluşturur. çapraz bağlar rotasyonel stabilitenin yanısıra translasyon kuvvetlerine karşı koyar. Posterolateral kompleks popliteus, lateral menisküs ve fibula başını içine alan dizin en güçlü dayanak noktası olarak adeta pivot görevi görecek kadar sağlamdır. Yüklenmeler sırasında dizi stabil eden yapılar kapsul ile ilişkili kollateral ligamentler mediade pes anserunus adduktor kompleksi, lateralde iliotibial band yapılarıdır.
Squat pozisyonunda bir atletin diz eklemi üzerinde iç ve dış vektörleri dengeleyen yapılara bakıldığında diz ekleminin son derece karmaşık yük dağılımı olduğu anlaşılacaktır. ekstensor yapılar ve onu karşılayan hamstring kasları dizin stabiitesini sağlar.
DİZİLİM SORUNLARI
Alt ekstremite dizilim bozukluklarında ön arka planda varus-valgus, sagittal planda rekurvatum ve fleksiyon deformiteleridir.
Genu varum diğer adı “O bacak” deformitesi çoğunlukla raşitizm gibi rahatsızlıklara dayanır. Ancak ileri yaşlarda rotasyonel dizilim bozukluklarına eşlik eden diz osteoartritinin sonucu gelişebilir. Vücut ağırlık merkezi mediale yer değiştirmiş ve aşınmaya yol açacak şekilde diz hareket ekseni yer düzlemine paralelliğini kaybetmiştir. iç kamalı ayakkabılar, medial destekli dizlikler dizilimi değiştirmese de hastanın yürüyüşünü düzenleyebilir. Sürekli dizlik kullanımı lateral destek yapan kas gruplarını atrofiye götürmesi durumunda medial desteğin kuvvetleri karşılayamayacağı bilinmelidir. Dizilim cerrahi olarak şiddetine göre yüksel tibial osteotomi, ileri mekanik aks bozukluğunda femoral osteotomi ile düzeltilebilir.
Genu valgum ya da “X-çarpık bacak” deformitesinde tibia valgusta, ağırlık merkezi laterale kaymıştır. Medial yapılar ağırlık vektörlerini karşılamaya çalışırken lateralde ileri derece aşınmaya eğilim ortaya çıkar. Bacak iç rotasyondadır. Dış kamalı ayakkabılar ile lateral yüklenme mediale aktarılmaya çalışılır ancak genu varumdaki gibi dizlik ile stabilite sağlamak zordur ve çoğunluk cerrahi tedavi gerektirir.
DİZ İNSTABİLİTELERİ
Dizin stabilitesi geometrik yapıya, dizilimle ağırlık dağılımına ve bunu karşılayan kapsül, ligament, kas yapılarının sağlamlığına bağlıdır. Bu açık stabilizatörleri ikiye ayırabiliriz.
Statik: Kapsül, kapsüler ligamentler ve ektrakapsüler ligamentaler
Dinamik stabilizatörler: Muskulotendinöz uniteler (Pes anserinus, iliotibial band, patella tendon, hamstrigler, politeus kompleksi, gastroknemius)
Bu açıdan diz instabilitelerini klasik olarak 3 ana grupta inceleyebiliriz.
Tek yönlü instabiliteler
Medial, Lateral Posterior ve anterior
Rotasyonel instabiliteler
Anteromedial, Anterolateral ( Fleksiyon ve ekestansiyon tip)
Posteromendial ve posterolateral
Kombine ya da Kopmleks instaliteler
Patellafemoral instabiliteler
Ortez tedavileri ameliyat gerekmeyen durumlarda ve ameliyat sonrası tamir edilen dokuların iyileşmesini desteklemek için kullanılır. Bu açıdan bağ yapılarının karşıladığı vektörlere karşı koyan band ve desteklerle dizlikler tasarlanmıştır. Gerek Cerrahi gerekse konservatif tedavilerde doğru dizlik seçimi esastır. Tedavi düzenlenirken kas atrofisi yaratacak kadar rijit dizlikler genellikle ilk haftalarda kullanılıp yerlerini impakt etkiyi hissettiren yumuşak dizliklere bırakacaktır. Aynı şekilde cerrahi tedavi sonrasında hekim tedavinin rehabilitasyon aşamasında farklı dizlik seçeneklerini tercih edebilir. Bu açıdan hekimle uyumlu çalışma tedavinin başarısını arttıracaktır.
AMPUTASYONLAR
Diz ekleminin amputasyonlari üç ayrı seviyeden yapılabilir; Diz üstü, dezartikülasyon, diz altı
Diz altı amputasyonlarda diz eklemi korunduğundan ve adduktor ve lateral stabilizasyon sağlanabildiğinden protez uygulması son derece başarılıdır. Hastanın eğitim almaksızın uyum sağlaması kolaydır. Diz üstü amputasyonlarda diz eklemi tamamen kaybedildiğinden uyluk ve alt ekstremitede ağırlık aktarımını protez üzerinde sağlamak için özel eklemli dinamik protezlerle uyum çok iyi sağlanabilse de belli bir süre eğitim gerekebilir. Hastanın yürümeye hazırlanması daha fazla güç gerektirerek olmaktadır..
Dezartikülasyon büyüme çağı çocuklarında özelikle tercih edilen ektremite uzamasına imkan vermek için yapılabilir. Oldukç iyi bir güdük kapatılması tecrübesi gerektirir. İyi bir cerrah diz altı amputasyon kadar başarılı bir yük dağılımı sağlayacak yumuşak doku-kas dengesini oluşturabilir. Hastaların uyum süreci eğitimle hızlandırılabilir.
Amputasyon sonrası protez uygulamasını eğer kemiğe augmente yeni jenerasyon protez değilse, iki şekilde zamanlama yapabiliriz.
Ameliyat sırasında Derhal (immediate)
Ameliyat sonrası yara iyileştikten sonra
Derhal protez uygulaması güdük bakımımı üç günde bir olacak şekilde alçı üzerine yerleşen özel tasarlanmış bir ayak ile yapılır. Hastanın erkenden mobilize olmasını sağlayan ve postop orbiditeyi oldukça azaltan bu protez uygulaması için ortez ekibinin cerrahi sırasında hazır bulunması gereklidir. Takip edem yara bakımlarında alçı her defasında yeniden yapılır. Güdüğün gelşimi ve uyumu açısından mükemmel sonuçları bildirilmiştir.
İyi bir amputasyon cerrahisi uygun güdük flepleri, osteomyoplasti ve yeterli yumuşak doku desteği protez uygulamasını kolaylaştıracaktır. Amputasyon sırasında nörinom oluşturmayacak şekilde sinirlerin yeterli derinlikte olması uygulayıcının ağrısız manüplasyonlarla başarısını artııracaktır.
SONUÇ
Diz, büyük ve karmaşık bir eklem olarak taşıdığı yük açısından sorunlara her zaman açıktır. Diz hastalıklarında probleme odaklı kişisel veriler (dizilim, eklem ve kemik uyumu, ayak izi, yürüme analizi) iyi toplandığında sorunu ortaya çıkaran kaynağa ulaşılıp hasta memnuniyeti en üst düzeye çıkarılabilir. Bu açıdan ortopedi ve protez ortez labaraturalarının uyum üçünde bu yönde çalışması çok değerlidir.


Hekim Hakları

Tıp ve Felsefe ,

1.Çağdaş bilimsel tıp olanaklarını uygulama hakkı:

Hekimlik mesleği, son yıllarda yükselen bir ivme ile gelişen iletişim ve bilgisayar teknolojisine her düzeyde gereksinen bir uygulamaya dönüşmüştür. Tıp eğitiminde yüksek teknolojinin tıptaki uygulama alanları ile tanışan bir hekimin iş yaşamında tanı ve tedavide söz konusu gelişmeleri yaşamayı istemesi hakkıdır. Bu duruma resmi bir hastaya bakıyorsa hekim hastasını ileri bir merkeze sevk edebilir.

2.Mesleğini uygularken etik ilkelere bağlı olma hakkı:

Hekim mesleğini uygularken etik ikilemlerde yasal, politik, toplumsal, estetik ve ekonomik değerlerle çatışabilir. Bu çatışmayı çözümlerken hekimin özgür ve bağımsız karar verme hakkı olmalıdır.

3.Hekimin baskı altında olmadan mesleğini uygulama hakkı:

Mesleki uygulamada hekimin gereksinim duyduğu klinik özgürlüğün sağlanmasına engel olabilecek her türlü baskı girişimi mesleğin doğasıyla çelişir. Özellikle adli hekimlik alanında sorun çıkartabilen bu durumda hekim Cumhuriyet Savcılığına, Türk Tabipleri Birliğine, Dünya Hekimler Birliğine ve iç hukuku tükettiyse Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna başvurabilir.

4.Hekimin kendi değerlerine ters düşen durumlardan kaçınma hakkı:

Hastanın değerlerine saygı duyulan bir ilişkide, hekimler kendi değerlerini (hastalar açısından olumsuzluk yaratmamak koşulu ile) savunabilirler. Bir hekim kendi değerlerine ters düşen uygulamalara zorlanmamalıdır.

5.Hekimin sağlığını koruma hakkı:

Hekimin mesleğini uygularken sağlık risklerini en aza indirecek çalışma koşullarını talep etme hakkına sahip olmalıdır.
Bulaşabilirlik potansiyeli yüksek olan hastalıklarda hekimin kendi sağlığını tehlikeye atmama hakkını da tartışmak gerekir. Hekimliği seçmekle kendisine zarar verebilecek bir süreci önceden kabul etmiş varsaymak, haksız temele oturtulmuş bir görüştür. Hekimlik mesleğine yönelen genç insanlar bu kararı verdiklerinde hastalıklar, bulaşabilirlik ve riskler konusunda hemen hemen bir şey bilmemektedirler Kaldı ki hekimin böyle bir zarar sürecini bilse bile zarardan korunma hakkı olmalıdır.

6.Hekimin yeterli bir gelir düzeyi talep etme hakkı:

Hekimlik mesleğindeki gelişmelerin izlenmesi, belirli bir bedeli gerektirmektedir. Hukuken hekimin kendini ülke tıbbının gelişmesi düzeyinde yetiştirmesi gerekir. Bu hekimlerin kitap alımı, dergi aboneliği ve kongre katılımı için bütçelerinden belirli bir pay ayırmalarını gerektirir. Yaptıkları ağır mesleki bilgi ve yoğun emek gerektiren ayrıca riskli hizmetin karşılığı ödenmelidir. Hekimin yaptığı hatalar sonucunda kendisine açılacak tazminat davaları da ileride ayrı sorun olacaktır.

7.Hekimin hastayı reddetme hakkı:

Hasta-hekim ilişkisinin temelinde yer alan öğe güvendir. Hekimin kendisine güven duymayan hastayı reddetme hakkı olmalıdır. Kendisindeki bulaşıcı hastalığı hekime söylemeyen hasta da olduğu gibi. Bu durum hekimlik onurunun korunmasının olmazsa olmaz koşuludur.
Kamu kuruluşlarında ve tüzel kişiliği olan kurumlardaki hekim ve diğer sağlık mensupları hastayı kabul etmek zorundadır. Özel olarak çalışmasını yürüten bir hekim bir yerde tekse hastayı kabul etmemezlik yapamaz. Yine deprem, savaş ve kitle kazalarında sağlık mensubu tüm hastalara bakmak zorundadır.

Bu itibarla hekimin hastaya bakıp bakmamakta serbest oluşu; acil yardım, resmi ya da insani vazifenin ifası gibi hallerle sınırlıdır. Bu durumlarda müdahale zorunludur.
Ancak; Hekim ya da diş hekimi acil yardım, resmi ya da insani görevin yerine getirilmesi hariç olmak üzere mesleki ve kişisel sebeplerle hastaya bakmayabilir (Tıbbi Deontoloji Tüzüğü 18. madde).

8.Hekimin yönetsel süreçlere katılma hakkı:

Hekimin hem bulundukları kurumlarda, hem de ülke ile ilgili yönetsel süreçlerde etkili olma ve sağlıkla ilgili hazırlanan mevzuatta görüş bildirme hakkı olmalıdır.

9.Hekimin danışma hakkı:

Hekimlik mesleğinin gelişimi, hekimin tek karar verici durumundan “karar veren bir ekibin üyesi” konumuna doğru değişmesini de beraberinde getirmiştir. Resmi belgelerde sorumluluğun ve ödevin sürekli “kişiselliğinin” öne çıkışı, belirtilen belgelerin, bu değişimin öncesinde hazırlanmış olmalarına bağlıdır. Hekimin gereksinim duyduğu anda konsültasyon hakkı olmalıdır. Bu danışmanlık süreci, tanı ve tedavi sorunları için olduğu kadar, etik sorunlar içinde söz konusu olabilir. Her hekimin, etik karar verirken yetersiz kaldığı durumlarda bir klinik etik uzmanından danışmanlık istemeye hakkı olmalıdır.

10.İyileşme garantisi vermeme hakkı:

Tedaviye gelen hastayla hekim arasında bir sözleşme yapılmış sayılır. Sözleşme gereği hekim başladığı tedaviyi sonuçlandırır, eksikleri tamamlar, hastayı iyileşinceye kadar takip eder. Hekimin bu sözleşmede hastanın tamamen iyileşeceğini söylemeye hakkı yoktur (diş, ortopedi protezleri ve estetik cerrahi hariç). Hastada hekimden böyle bir söz talep edemez. Hekim sadece tıp ilkelerine ve kurallarına göre gereken tedaviyi ve ameliyatı yapmaya ve tedavi prensiplerini en iyi şekilde uygulamaya söz vermiş sayılır.
Hekim bilimsel gereklere uygun olarak tanı koyar ve gereken tedaviyi uygular. Bu çalışmaların kesinlikle şifa ile sonuçlanmamasından dolayı, deontoloji bakımından tenkit edilemez (Tıbbi Deontoloji Tüzüğü 13. madde).

11.Yeterli zaman ayırma hakkı:

Hekimden hastasına gerekli özeni göstermesi, bilgi ve belgeleri iyi bir şekilde kaydetmesi, hastaya hastalığı ile ilgili bilgileri vermesi beklenmektedir. Bunların hepsi zaman alan eylemlerdir. Bu nedenle, bir hekim bir poliklinikte günde 20 hastadan fazlasına bakmama hakkına sahiptir.

Tababet Uzmanlık Yönetmeliği:10: …Her servisin normal polikliniğinde günde bir uzman 20 den fazla hastaya bakamaz. Ancak daha fazla hastanın başvurması halinde o poliklinikte aynı esas üzerine uzman görevlendirilerek o günkü tüm hastaların muayeneleri sağlanır.

12.Tanıklıktan çekilme hakkı:

Hekim meslek sırrının söz konusu olduğu durumlarda tanıklıktan çekinebilir “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) 245/4, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMUK) 48.madde”.
Hukuk davalarında, meslek sırrı nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkını kullanacağını ileri süren hekim, duruşmadan önce bir dilekçe ile durumu mahkemeye bildirebilir. Ancak ceza davalarında duruşmaya gitmek ve duruşmada bu hakkı kullanacağını bildirmek zorundadır.

13.Tedavi Yöntemini Seçme Hakkı:

Bir hastalığın tedavisinde aynı anda birden fazla tedavi yöntemi uygulanabilmekte ise, hekim bunlardan dilediğini seçmeye özgürdür. Fakat uzun zamandan beri bilinen ve genel olarak kabul edilmiş yöntemlere öncelik vermelidir.

Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini uygularken hiçbir etki ve baskıya kapılmaksızın vicdani ve mesleki görüşüne göre davranır.

Tabip uygulayacağı iyileştirme yöntemini saptamada serbesttir (Tıbbi Deontoloji Tüzüğü 6. M)

DOKTOR HAKLARI​

Hekim sevgi, saygı görmek ister.
Görevinin zor olduğunu biliyorsunuz: kendisine yardımcı olunuz.
Hekime hakaret ve şiddet suçtur.

Hekim, hastanızı iyileştirmek için oradadır.
Ancak iyileştirme garantisi istemeyiniz.

Hekim, kanunla verilmiş yükümlülüklerin ötesindeki
( yani acil tedavilerin dışındaki )
tedavi taleplerini ( yani hastayı ) reddetme hakkına sahiptir.

Hekimleri rapor ve ilaç yazma konusunda zorlamayın.
Hatır için rapor veya belge vermek yasaktır.

Dinlendirici Gözlük yoktur.
Bu konuda ısrar etmek suçtur.

Başkasının karnesine ilaç yazdırmak sahtekarlıktır.
Kanuni işlem gerektirir.

Muayene için ısrarcı olmayın.
Çünkü hekim, bir günde 20 hastadan fazlasına sağlıklı bakamaz.

Altyapı eksikliklerinin sorumlusu hekim değildir.


Tutsak Hekimlik Kamu Yararına Olamaz

Tıp ve Felsefe

Mesleki bağımsızlığın sınırlanması kamu yarar bir durum değildir. Hekimlik mesleğinin iradesine dışardan müdahale imkanı veren  her türlü uygulama ve yasa kaldırılmalıdır. Darbelerle hesaplaşan bir toplumda, şiddetin giderek yükselmesinin ardında yatan sebep,; darbelerle zaptedilen özgürlüklerin devredilmesi, bağımsız iradenin alı konmuş olmasından kaynaklanan bireysel düzeye inmiş çatışmadır. Bu çatışma kültür düzeyi ve ahlaki yapıya bağlı olarak mobing’ten adam öldürmeye varan yelpazede sürmeye devam edecektir.

devamı için tıklayınız


Çanak Çömlek Patladı!

Tıp ve Felsefe

Yalnızlaşma; deyince aklıma hep Nazım usta gelir “bir ağaç gibi hür ve bir orman gibi kardeşçe”..böyle düşününce yüreğine su serpilir insanın, bir serinlik, ohhh aydınım düşünüyorum, o halde varım ama bir orman içindeyim aslında hiç de yalnız sayılmam. Bugün Sayın  Emre Kongar’ın yazısını okuduğumda bir sosyoloğun saptamalarıyla bu ormanın hiç de kardeşçe olmaması ihtimali biraz korkuttu..

Ormana neden gider insan? gizlenmek, sığınmak, korunmak barınmak…tamamına yakını ormanı yücelten, kalkanlaştıran ifadelerdir. Ama ağaç kesmeyi kafanıza koyduysanız, orman zihninizde nesnel  ifadelerle eşleşir: odun, para, arazi vs..

devamı için tıklayınız


Astronot mu, Şovalye mi, Doktor mu?

Tıp ve Felsefe

675922LechevalierimÜlkemde doktor olmasaydım, bu mesleği seçen elit insanların çektiği acıları anlamakta zorlanıp, katlandıkları zorlukları göremeyecektim. Doktor bir ülkenin kamu hazinesinin parçasıdır, millidir . Tıpkı bir astronot ya da ucak mühendisi gibi. O ülkenin gelişim döngüsünde motor gorevini üstlenmekle yükümlüdür. Toplum sağlığını birey üzerinden koruyarak. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında her köye bir Doktor demekle, her köye bir astronot demek arasında bir fark yoktu. Populist siyaset sağlık sorunlarını nesnel göstergelerle çözmeye kalkması vekilliğe giden otobana çıkması için yeterlidir. “Hayaldi gerçek oldu” kavramı da bu alışkanlığın bir parçasıdır aslında..Nesnel bir örnek yaratırsınız, bir futbol takımı satın alıp avrupa şampiyonu yaparsınız ve Türk sporunu geliştirmiş olma onuruyla meydanlara çıkarsınız, biz yaptık dersiniz..Oysa raşitizm hala bir toplumsal sorundur, obezite almış başını gitmektedir, sporun toplumsal alışkanlık olmasını bırakın, özendiren bir eğitimi sistemi de yaratamamışsınızdır…Mimaride başarı elde etmek için orman vasfında arazileri kullanıp, park ve deprem için ayrılan alanları yabancı sermayeye tahsis edip gökdelenler dikersiniz..alın size “hayaldi gerçek oldu” ama gökdelenin arkasında doğalgaz sobasından insanlar zehirlenirken hiç üstünüze alınmazsınız.. Ülkemde siyaset budur, son derece kolay…

devamı için tıklayınız